RSS Ekle

Şizofrenler espri yapar mı?

07.06.2008

Mahallenin delisi rolündeki karakterler şizofren mi?

Şizofreni çocuğu olan aileler damgalanma korkusu ile saklama eğiliminde oluyorlar. Şizofrenler konusunda doğru bilen pek çok yanlış yargı var.

Şofrenler evlenebilir mi?
Şizofren anneler çocuk yapabilir mi?
Şizofren annelerin çocuğa bakma etkinlikleri var mıdır?
Şizofrenlerin iş hayatı nasıldır?
Şizofrenler başkalarına zarar verirler mi?
Şizofrenler sanatla uğraşabilirler mi?
Şizofrenler müzik yapabilir mi?
Şizofrenler hayata mizahi açıdan yaklaşabilirler mi?
Espri yetenekleri nasıldır?

Bu konuda akla gelebilecek tüm sorular artık daha rahat öğrenebileceğiz. Yıllardır şizofren hastalarla çalışan Memory Center Nöropsikiyatri Merkezi'nden Psikiyatri Uzmanı Dr. Adnan Çoban şizofreni konusunda akla gelebilecek tüm sorulara 'Bin Parça Akıl: ŞİZOFRENİ' kitabında yanıtlar veriyor.

Aynı zamanda Türk Müziği sanatçısı da olan Dr. Adnan Çoban şizofren hastalarla koro çalışmaları yaptı ve konserler verdirdi. NPİSTANBUL Hastanesi'nde yatan hastalara hafta iki kez müzikle tedavi uygulamaları da yapan Çoban yeni çıkan son kitabı 'Bin Parça: Akıl: Şizofreni'de şizofren hastaların mizah anlayışları konusunda ilginç bilgilere yer veriyor.
 
ŞİZOFRENİ ve MİZAH
"Mizah, iyi çalışan bir beynin ürünü ve parlak bir zekânın göstergesidir" diyen dr. Adnan Çoban, mizah yapabilmek, soyut anlama kabiliyetinin ve çağrışımların çok iyi olmasıyla mümkün olacağını, olayları gözlemleyebilen, dokunduğunu, duyduğunu süzgeçten geçirebilen ve espriye dönüştürebilen bir beyinin üretebileceğine dikkat çekiyor.
 
Mizah yeteneğinin kişiden kişiye değişebildiğini anlatan Dr. Adnan Çoban, iyi mizah yapanlar beyinlerini iyi kullanan insanlardır, çünkü mizah hayatın her alanında iyi gözlem yapabilmeyi gerektirir dedi. Şizofren hastalar üzerinde çalışmalar yapan Çoban, espri yapmak kadar espriyi anlamanın da önemli olduğunu, herkesin mizah üretemeyeceğini, ama mizahı anlayabileceğini belirtti. Çobana göre espri yapmak da, espriyi anlamak da beyin ve zekâ açısından gelişmiş olduğunu gösterir.

Dr. Adnan Çoban kitabında şu görüşlere yer verdi:
Şizofreni hastalarının tedavi edilmedikleri dönemlerde, hastalık özellikle beynin ön bölgesini etkilediğinde, mizah üretme ve mizahi konuları anlama yetenekleri gerileyebilmektedir. Bazı şizofreni hastalarında soyutlama yeteneği o kadar bozulur ki, kişiler mecazi anlam içeren deyimleri ve atasözlerini anlamakta güçlük çekerler. Mesela kişi 'ağırbaşlı' ifadesinden başın taşınamayacak kadar ağır olduğu sonucunu çıkarabilir. Kuşun uçmasıyla, uçağın uçmasını eş tutarak ikisinin aynı olduğunu düşünebilir. "Damlaya damlaya göl olur" atasözünü "Damlalar birikir ve su birikintisi haline gelir" şeklinde açıklayabilir.

Bu durumdaki hastalar çoğu zaman esprileri anlamakta da güçlük çekerler. Herkes gülerken onlar gülmeyebilir, komik olmayan şeyleri komikmiş gibi algılayabilir, kendilerine yapılan espriye cevapsız kalabilir veya hiçbir şekilde espri yapmayabilirler.

Mizahı anlama skorları düşük mü?
Şizofreni hastalığının mizah yeteneğine etkisini inceleyen çok az çalışma var. Polimeni ve Reis adlı araştırmacılar 2006 yılında Kanada'da yaptıkları bir araştırmada 23 şizofreni hastasıyla 20 sağlıklı insanı 128 maddelik bir testle mizah yeteneği açısından kıyaslamış ve şizofreni hastalarında normal gruba göre daha düşük "mizahı anlama" skorları elde etmişlerdir. 1997 yılında İngiltere'de yapılan bir başka araştırmada paranoid belirtili şizofreni hastalarının karikatür gibi görsel şaka materyallerini anlamakta zorluk çektikleri, şikâyeti olmayan hastalarınsa bir zorluk yaşamadıkları tespit edilmiştir.

Dizilerde şizofrenler 'mahallenin delisi' olarak sunuluyor!
Şizofreni hastalarında mizah yeteneği bozuluyorsa da, hastalığın belirtileri yaygın bir şekilde mizah konusu olmaktadır. Filmlerde, tiyatro oyunlarında, televizyon programlarında şizofreni hastaları çoğunlukla komik bir şekilde lanse edilirler. "Mahallenin delisi" diye adlandırılan bu kişiler, çizgili pijamalı, saçı sakalı birbirine karışmış, komik ve tuhaf insanlar olarak canlandırılırlar. Hastaların gerçeği değerlendirme yeteneği bozulduğu için, gösterdikleri tavırlar başkaları tarafından komikmiş gibi algılanabilir.

'Ben duvar saatiyim doktor bey'
Bin Parça Akıl Şizofreni kitabında anlatılan bir vaka çok dikkat çekici. Kendisini duvar saati sanan şizofreni hastası ile doktorun diyalogu şu şekildedir:
Bazı şizofreni hastalarında sürekli sallanma hareketi gözlenir. Bir doktor, şizofrenlerin yattığı koğuşu gezerken, ayakta, sırtını duvara vermiş, sürekli sağdan sola, soldan sağa sallanan ve "tik tak tik tak" diye sesler çıkaran bir hasta görür. Ona neden sallandığını sorar.

 Hasta:
"Çünkü ben bir duvar saatiyim" cevabını verir. Bunun üzerine doktor "Peki, o zaman saatin kaç olduğunu söyler misin?" dediğinde, hasta saatin beş olduğunu söyler.
Doktor:
"Ne beşi, saat altı oldu" deyince hasta:
"Eyvah geri kalmışım" diyerek daha hızlı bir şekilde sallanmaya ve "tiktak tiktak" demeye başlar.

Şizofrenlerin komik hareketleri
Dr. Adnan Çoban şizofreni hastalarının hekimi güldüren bazı komik tavırlarını şöyle paylaşıyor okuyucularıyla: Bazı şizofreni hastalarının tuhaf yüz ve göz hareketleri görülür. Bunlara 'grimas' adı verilir. Bazı insanlar bu hareketleri gördüklerinde kendilerini gülmekten alıkoyamazlar. Hakikaten bunlar, bilmeyenler için komiktir. Yeni psikiyatri asistanları bile bu tür hastalarla ilk karşılaştıklarında kendilerini tutamayıp gülerler. Hastalığın belirtileri öğrenildikçe, bu tür, hastayı rencide edebilecek tepkiler azalır.

Sokakta kımıldamadan duran robot kişiler
Kaskatı kesilmiş, bir robot gibi duran hastalar 'katatonik şizofreni' hastalarıdır. Caddelerde, sokaklarda heykel gibi duran, üstü başı yırtık, bakımsız insanlara sıkça rastlanır. Başka insanlar tarafından tuhaf ve komik olarak algılanıp espri konusu olmak, bu hastalar ve yakınları için üzüntü vericidir.

Profesöre deli isek aptal değiliz ya kardeşim diyen şizofren!
Dr. Adnan Çoban şizofren hastalarının komik olabilecek davranışlarını anlattığı 'Şizofreni ve Mizah' bölümünde şu olayı anlatıyor:
Prof. Ayhan Songar Hoca'nın sıkça anlattığı bir fıkra vardı. Bayır aşağı inen bir adamın arabası arıza yapar. Adam, el frenini çeker. Arızayı tespit etmek için arabadan iner. Tam durduğu yerde de bir şizofreni hastası oturmaktadır. Hasta, adamın tamir konusunda beceriksiz olduğunu görür ve "Şunu şöyle yap, bunu böyle yap" gibi yönlendirmelerde bulunur. Sonuçta adamın arabayı tamir etmesini sağlar. Bunun üzerine adam hastaya:
"Senin için bir de deli diyorlar, hiç de deli gibi konuşmuyorsun" dediğinde şöyle bir cevapla karşılaşır:
"Kardeşim deli isek, senin gibi aptal değiliz ya!"

Kendisiyle dalga geçen şizofrenler
Bazı şizofreni hastalarının hastalıklarıyla dalga geçtiklerini görürüz. 'Ganser' arazı denen bir belirti vardır. Siz bir soru sorarsınız, hastadan anlamsız ya da dik cevaplar gelir.

"Memleket neresi?" diye sorarsınız. Hasta, "Babam mühendis" der. Buna 'şizofrenik cevap' ya da 'yandan cevap' adı verilir. Hasta sizin sorduğunuz sorunun karşılığı olmayan alakasız cevaplar verir. Hatta o kadar ileri gider ki, hekimler "Acaba bizimle dalga mı geçiyor?" tereddüdüne düşerler. Bazen bu yüzden hastaya kızıp ters cevaplar verebilirler.
(Uğur İlyas Canbolat)

Kitapla ilgili diğer bilgiler.

Kaynak: İNTERNETHABER

Diğer Sayfalar:[1] 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11  » 
Tiryakilikte gen farklılığı
Bazı kişilerin sigaraya diğerlerinden daha fazla bağımlı olmasının, genlerdeki farklılıktan kaynaklanabileceği bildirildi.

Utah ve Wisconsin üniversitelerinden Amerikalı bir ekip, 2 bin 800'den fazla kişi üzerinde araştırma yaptı.

Sigaraya başlama yaşı, bu kişilerin verdiği başka bilgile ...
11.07.2008
   
Özellerden SSK'lı hastalara şok!
Yüzde 30 fark sınırını kabul etmeyen özel hastaneler, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile 12 Temmuz pazarlığını beklemeden sözleşmelerini feshetmeye başladı.

2005'te sosyal sigortalılara büyük vaatlerle açılan özel hastane kapıları teker teker kapanıyor. SSK, Emekli Sandığı ve Bağkur'lu has ...
11.07.2008
   
Kene bir can daha aldı
Çankırı'nın Orta ilçesi Kalfat beldesinde kene tarafından ısırılan ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKTA) hastalığı teşhisi konan bir kadın, Ankara'da tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.

Aldığı bilgiye göre, geçen pazar günü rahatsızlanarak Çankırı Devlet Hastanesine yatırılan Sabri ...
10.07.2008
   
Keneleri radyasyon vuracak
Ankara Üniversitesi (A.Ü) ve Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) iş birliğinde yürütülen projeyle, virüslü kenelerin soyu radyasyonla kurutulacak.

Araştırmada, laboratuvarda yetiştirilen ve radyasyonla kısırlaştırılan erkek keneler, doğaya salınarak, dişileri döllemeleri sağlanacak. Döllenen lar ...
10.07.2008
   
Terliyken deodorant sıkma!
Aşırı terlemenin mantar ve deri hastalıklarına neden olduğunu belirten uzmanlar, terli vücuda deodorant sıkılmaması uyarısında bulunuyor. Uzmanlar ayrıca, elbise üzerine parnfüm sıkılmasının da istenmeyen sonuçlara yol açacağına dikkat çekiyor.

Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte hasta sayısının ...
10.07.2008
   
Keneye Türk işi çözüm
Bolu İl Genel Meclisi Üyesi 56 yaşındaki Fahrettin Tanyar, vücuda yapışan keneyi çıkarmak için kolay ve pratik bir çözüm yolu buldu. Tanyar, enjektörün ucunu keserek hava basıncı ile keneyi çıkarıyor.

Köroğlu Avcılar Kulübü'nün başkanlığını da yürüten Fahrettin Tanyar, kenenin deriyi kesmede ...
09.07.2008
   
Çiğ sarmısağa dikkat!
Uzmanlar, sarımsağın özellikle bağırsak, solunum, deri hastalıklarında, yaraların iyileştirilmesinde ve yaşlılığa karşı kullanıldığına dikkat çekti.

Ancak sarımsak genellikle çiğ yenildiğinde yarardan çok zarar veriyor.

Çünkü çiğ tüketim sarımsaktan faydalanmayı engelliyor.

Çiğ sarımsağı ...
08.07.2008
   
Kalp krizi için aspirin çiğneyin
Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Doğan'ın ölümü Türkiye'deki kalp rahatsızlıklarının ne kadar ileri boyutlarda olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Bu sinsi rahatsızlık eğer birgün sizi veya yakınınızı etkisi altına alırsa ne yapacaksınız? İşte uzmanından yanıtı;

Kalp ve Dam ...
08.07.2008
   
Yeni doğan bebeğin kalbi sağda
Mersin'in Tarsus ilçesinde dünyaya gelen bir erkek bebeğin kalbinin sağda olduğu belirlendi.

70. Yıl Devlet Hastanesinde, Süleyman (35) ve Feyza Eser (26) çiftinin ikinci çocuğu olarak dünyaya gelen ve ''Recep'' adı verilen bebeğin sağda olan kalbinde, birden fazla delik oldu ...
07.07.2008
   
Keneye bir kurban daha
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Hastanesinde Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı nedeniyle tedavi gören yaşlı kişi öldü.

Edinilen bilgiye göre, Amasya'nın Gümüşhacıköy ilçesinde yüksek ateş ve halsizlik şikayetiyle Gümüşhacıköy Devlet Hastanesine kaldırılan ve oradan d ...
07.07.2008
   
Kene Karabük'te can aldı
Karabük'ün Eflani ilçesi bir kişi, kene ısırması sonucu hayatını kaybetti.

Karabük'ün Eflani ilçesi Akören köyün nüfusuna kayıtlı Şirin Yılmaz'ı (59) tarlada çalışırken kene ısırdı. Keneyi kendi çıkaran Yılmaz, bir süre sonra rahatsızlanarak Karabük Şirin Evler Devlet Hastanesi'n ...
05.07.2008
   
Bakanlığın kene savaşı
ZÜBEYİR KINDIRA
İNTERNETHABER

ANKARA- Kene salgınına müdahale eden tarım Bakanlığı, öncelikli il seçtiği 35 ayrı vilayete 250 ton kene ilacı gönderdi, 250 ton kene ilacı da yola çıkmak üzere. Evcil hayvanların ilaçlanmasını isteyen Tarım ve Köy İşleri Bakanı Mehdi Eker, “meraları il ...
05.07.2008
   
Çiğdem çiçeği hayat kurtarıyormuş
Hem tedavi ediyor hem koruyor
Çiğdem Çiçeği, Ailesel Akdeniz Ateşi (FMF) adlı hastalıkla yaşamak zorunda kalanların umudu. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr.Özgür Kasapçopur, çiğdem çiçeğinden elde edilen bir madddenin atakları engellediği gibi, böbrekle ...
05.07.2008
   
Kene Ege'de can aldı!
Manisa Devlet Hastanesinde, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) Hastalığı şüphesiyle tedavi altında bulunan İ.G. (40), yaşamını yitirdi.
Alınan bilgiye göre, dün akşam saatlerinde baş dönmesi, mide bulantısı ve yüksek ateş şikayetiyle hastaneye yatırılarak, yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alına ...
04.07.2008
   
Katil kene sınırı aştı
Batı Trakya’da Gümülcine bölgesinde geçen hafta yüksek ateş belirtileriyle hastaneye kaldırılan 42 yaşındaki Fatma Kuşoğlu Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Hastalığı’ndan öldü.

Rodop Valisi Aris Yannakidis, Gümülcine’de düzenlediği basın toplantısında, kuşku üzerine yapılan araştırma ...
03.07.2008
   
Onu bağrınıza basın
Doğum yaklaştı. Heyacanlısınız. Aylarca beklenen minik konuğunuz dünyaya geldi. Kucağınıza aldığınız bebeğinizin engelli olduğunuzu öğrendiniz. Ne yapardınız.

Özel eğitim uzmanı Sema Yıldız, engelli çocuk sahibi olduğunu öğrenenen ebeveyleri uyardı:

Bir araştırmaya göre en ...
03.07.2008
   
Kene Yunanistan'a sıçradı?
Batı Trakya'da Gümülcine bölgesinde geçen hafta yüksek ateş belirtileriyle hastaneye kaldırılan Fatma Kuşoğlu (42) Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Hastalığı'ndan öldü.

Rodop Valisi Aris Yannakidis, Gümülcine'de düzenlediği basın toplantısında, kuşku üzerine yapılan araştırmalar sonucunda, ...
02.07.2008
   
O da şimdi asker!
Milli basketbolcu İbrahim Kutluay, vatani görevini yapacağı Burdur 58. Piyade Alay Komutanlığına teslim oldu.

İbrahim Kutluay, askerlik görevini yapmak amacıyla babası Burhan Kutluay, (A) Milli Takım Menajeri Harun Erdenay, Antalya Büyükşehir Belediyespor'da oynayan arkadaşı Güray Kanan ile ...
02.07.2008
   
Terli terli su için!
Spor yaparken sıvı alınmaması ve terliyken su içilmemesi gerektiği düşüncenin yanlış bir inanış olduğu bildirildi.

Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sinan Karaoğlu, "Sıcak havalarda, özellikle de sportif aktiviteler sırasında bol sı ...
02.07.2008
   
Diş sağlığı için 10 dakika
“Ağız ve diş sağlığı için herkes günde 10 dakikasını diş bakımına ayırmalı” diyen Prof. Dr. Necmi Gökay, beslenme ve bakım bozukluğunun dişlerin çürümesine, bunun da çene gelişimi bozukluğuna yol açtığını söyledi.

Türkiye’nin ilk diş hastanesi olan İzmir Eğitim Diş Hastanesinin ...
02.07.2008
   
Diğer Sayfalar:[1] 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11  »